Şehir hastaneleri nedeniyle kapatılan hastanelerin açılma eğilimi

     Başlığın biraz uzun olduğunun farkındayım. Ancak, Sağlık Bakanı’nın Çarşamba günkü açıklamasını ancak böyle özetleyebildim. İyisi mi öncelikle Bakanın ilgili açıklamasını olduğu gibi aktarayım: “Kapatılan hastaneleri açmak gibi eğilimimiz zaten vardı. Daha önce de söylemiştim. Bu hastanelerimizin yoğun bakımla ilgili bölümlerini devrede tutma noktasında çaba içindeyiz. Bunların açılmasını gündeme aldığımızı söylemek istiyorum”.
     Sonra da meramımı anlatayım.

     Mevcut durum
     Bakanlık 28,5 bin yatak kapasitesine sahip 19 şehir hastanesinin sözleşmesini imzaladı. Ağustos 2020 itibariyle, yaklaşık 17 bin yatak kapasiteli 12 hastane hizmete girdi.

     COVID19 salgını öncesinde açılan 13 bin yatak kapasiteli 10 şehir hastanesinin bulunduğu şehirlerde mevcut hastaneler kapatıldı. Örneğin, 1.355 yatak kapasiteli Bursa Şehir Hastanesi açılınca, şehir merkezindeki 1.074 yataklı 3 hastane kapatıldı. Ankara’da, 3.810 yatak kapasiteli Bilkent Şehir
Ancak salgın sürecinde hizmete giren İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi ve Konya Şehir Hastanesi’nden sonra İstanbul ve Konya’daki mevcut hastaneler kapatılmadı.

     Politika

     2003 yılında yürürlüğe giren Sağlıkta Dönüşüm Programında mevcut hastane odalarının nitelikli ve konforlu bir ortama dönüştürülmesi hedeflendi. Program ilk açıklandığında yapılacak hastanelerin resmi ismi “Entegre Sağlık Kampüsüydü”. (Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamalarında ‘Şehir Hastaneleri’ terimini kullanmaya başladıktan sonra, Bakanlık kendi metinlerinin tamamını bu şekilde revize etti). Mevcut sağlık tesisleri de açılacak Entegre Sağlık Kampüslerine taşınacaktı. Kapatılan hastanelerin arazileri konut, otel ve AVM şeklinde ticari alan olarak değerlendirilmeleri amacıyla, ihaleyi kazanan yüklenicilere tahsis edilecekti.

     Ankara’da hakimler var

     30 Haziran 2011 tarihinde ihalesi yapılan Etlik Şehir Hastanesi özelinde Ankara’daki dokuz hastanenin arazisi ticari alan olarak değerlendirilmesi amacıyla yükleniciye tahsis edildi. Türk Tabipleri Birliği (TTB) konuyu yargıya taşıdı.
     Danıştay Onüçüncü Dairesi 6 Temmuz 2012 tarihinde verdiği kararla; “kapatılan hastanelerin arazilerinin ticari alan olarak tahsisinin hukuki dayanağı olmadığından” ihalenin yürütmesini durdurdu. Bakanlığın bu karara yaptığı itiraz da reddedildi. Bu vesileyle Bakanlık bu uygulamasından vaz geçti.
Diyeceğim odur ki TTB ve yargı olmasaydı; Bakan’ın yeniden açma eğiliminde olduklarını söylediği hastanelerin yerlerine çoktan konut, otel ve AVM dikilecekti.

      Yeniden açma eğiliminin yönü

     Salgının başladığı ilke zamanlarda Ankara’da Zekai Tahir Burak ve Dışkapı Çocuk Hastaneleri COVID19 klinikleri olarak hizmet vermek amacıyla açıldı. Bu hastaneler sadece COVID19 hastalarına karantina hizmeti sağlayacaklar ve diğer hastaları kabul etmeyecekler. Yani Bakan’ın da belirtiği gibi, bu hastaneler tamamen değil, COVID19’la mücadeleyle sınırlı olarak açılıyor.
     Hastanemi Açın Platformu (HAP),  31 Ağustos, 2020 tarihinde 120’ye yakın dernek, sendika ve meslek kuruluşunun imza attığı bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, “Numune Hastanesi’nin bir bölümünün Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne, Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi’nin bir bölümünün de Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne bağlı Covid-19 klinikleri olarak hizmete açılacağının gündeme geldiği” belirtiliyor.
     Zekai Tahir Burak ve Dışkapı Çocuk Hastanelerinde olduğu gibi, bu hastanelerin de ayrı tüzel kişilikleri bulunmayacaktır. Bu hastanelerdeki sağlık hizmetleri, bağlı bulundukları hastanelerdeki sağlık çalışanları tarafından verilecektir. Yani sağlık emekçilerinin yükü bir daha artacaktır.
Ankara Fizik Tedavi Hastanesi,  Atatürk Hastanesi ve Rüzgârlı Devlet Hastanesi’nin atıl durumda bekleyen binalarının akıbeti ise halâ bilinmiyor.

     Son sözü HAP’ın basın açıklamasına bırakalım: “İhtiyaç sadece COVID-19 hastaları için değildir, diğer hastalarımız da aylardır tedavi olabilmek, ameliyat edilebilmek için beklemektedirler. Ankara'nın, Ankaralıların bu hastanelere tümüyle ihtiyaçları var, üstelik sadece salgın için değil, sonrası için de var. Bu hastanelerimizi tarihi kimlikleriyle sağlık hizmetlerine kalıcı olarak, tümüyle kazandıralım”.

     Aslında bu talep sadece Ankara için değil, şehir hastanesi açılan her bölge için geçerlidir. 

  Bu yazı ilk defa 4 Eylül, 2020'de Gazete Pencere 'deyayınlandı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder