Faiz oranları, döviz kurları ve borsa endeksinin seviyelerinin ne olacağı, iş adamları, siyasetçiler ve -faiz/döviz- iktisatçıları arasında oldukça popüler bir tartışma konusudur. “Döviz kurları aşırı değerli”; “faiz oranları çok yüksek”; “borsa endeksi çok çıktı” bu nedenle Merkez Bankası, SPK, BDDK ve Hazine Müsteşarlığı gibi kurumlar bir şeyler yapsın piyasalara müdahale etsin bu değişkenlerin değerlerini olması gereken “talebi yapanın istediği- seviyelere çeksin tartışmalarını çok duyuyoruz. Oysa biliyoruz ki temel iktisat politikaları çerçevesinde bu değişkenlerin seviyeleri serbest piyasalarda arz ve talep dengesi çerçevesinde belirlenmektedir.
İlgili aktörler teknik analizler yaparak bu konuları yeterince tartışıyor. Ben farklı ve birazda eğlenceli olacağını düşündüğüm bir örnekle piyasaların arz ve talep kuralları çerçevesindeki işleyişini anlatacağım. Örneğimi Cornell Üniversitesi’nden Prof. Robert H. Frank’ın International Herald Tribune gazetesinde yazdığı “Supply, Demand and Marriage” (Arz, Talep ve Evlilik) isimli makalesinden aldım.
TTnet’in ‘Mümkünlü’sünde Neler Oluyor?
TTNet’i biliyorsunuz. Türkiye’nin en büyük pazar payına sahip internet servis sağlayıcısı (İSS). TTNet, Türk Telekom iştiraki olarak 2006 yılında kurulmuş ve "İnternet Servis Sağlayıcı Lisansı" alarak faaliyetlerine başlamıştır.
2005 yılında yapılan ihale neticesinde imzalanan imtiyaz sözleşmesi ile kamu işletmesi olan Türk Telekom’un (TT) % 55’i Oger Telekom’a 21 yıllığına devredilmiştir. Türk Telekom Grubu, sabit hat ve GSM’den geniş bant internete kadar bütünleşmiş telekomünikasyon hizmetleri sunmaktadır. Cep telefonu işletmecisi AVEA’da TT’nin bir iştirakidir.
TT sabit internet piyasasının üst pazarında yer almaktadır. Alt pazarda ise internet servis sağlayıcıları (İSS) faaliyet göstermektedir. İSS’ler alt pazarda internet (ADSL) hizmeti sunabilmek için TT’den sabit hat hizmeti satın almak durumundadır. TT sabit hatlarda monopol olduğu için hizmet sunduğu İSS’ler arasında ayrımcılık yapabilme gücüne sahiptir. Örneğin, diğer İSS’ler ile karşılaştırıldığında kendi iştiraki olan TTNet’e daha avantajlı koşullarda sabit hat hizmeti sunması durumunda, alt pazarda TTNet çok önemli bir maliyet avantajı yakalayacak ve rakiplerine üstünlük sağlayacaktır. Böylece –rakiplerini piyasadan çıkartarak- pazar payını da artıracaktır.
2005 yılında yapılan ihale neticesinde imzalanan imtiyaz sözleşmesi ile kamu işletmesi olan Türk Telekom’un (TT) % 55’i Oger Telekom’a 21 yıllığına devredilmiştir. Türk Telekom Grubu, sabit hat ve GSM’den geniş bant internete kadar bütünleşmiş telekomünikasyon hizmetleri sunmaktadır. Cep telefonu işletmecisi AVEA’da TT’nin bir iştirakidir.
TT sabit internet piyasasının üst pazarında yer almaktadır. Alt pazarda ise internet servis sağlayıcıları (İSS) faaliyet göstermektedir. İSS’ler alt pazarda internet (ADSL) hizmeti sunabilmek için TT’den sabit hat hizmeti satın almak durumundadır. TT sabit hatlarda monopol olduğu için hizmet sunduğu İSS’ler arasında ayrımcılık yapabilme gücüne sahiptir. Örneğin, diğer İSS’ler ile karşılaştırıldığında kendi iştiraki olan TTNet’e daha avantajlı koşullarda sabit hat hizmeti sunması durumunda, alt pazarda TTNet çok önemli bir maliyet avantajı yakalayacak ve rakiplerine üstünlük sağlayacaktır. Böylece –rakiplerini piyasadan çıkartarak- pazar payını da artıracaktır.
Türk Telekom’dan Taşınmanın Zorlukları
Ders kitabı haliyle söylemek gerekirse piyasalarda artan rekabet fiyatları düşürür, kaliteyi ve ürün çeşidini artırır. Ancak, her piyasada rekabeti aynı derecede artırmak mümkün değildir. Doğal tekel, enformasyon asimetrisi ve dışsallıklar nedeniyle aksayan piyasalarda rekabeti artırmak amacıyla kamu düzenlemeleri geliştirilmekte ve uygulanmaktadır.
Bu tür piyasaların bir tanesi de telekomünikasyon sektörüdür. Eskiden sadece bir telefon işletmecisinin sabit hatlar üzerinden doğal tekel olarak hizmet sunduğu telekomünikasyon sektörü teknolojideki hızlı gelişmeler sayesinde dönüşüm geçirdi ve rekabete açıldı. Örneğin, mobil telefonlar sektördeki doğal tekel olgusunu ters yüz etti. Mobil telefon sektöründeki 3 işletmeci hem kendi aralarında hem de sabit hat işletmecisi Türk Telekom ile rekabet etmektedir. Süperonline nüfus yoğunluğu yüksek bölgelerde fiber kablo döşeyerek fiber internet ve sesli görüşme hizmeti vermekte ve Türk Telekom ile her iki alanda da rekabet etmektedir.
Bu tür piyasaların bir tanesi de telekomünikasyon sektörüdür. Eskiden sadece bir telefon işletmecisinin sabit hatlar üzerinden doğal tekel olarak hizmet sunduğu telekomünikasyon sektörü teknolojideki hızlı gelişmeler sayesinde dönüşüm geçirdi ve rekabete açıldı. Örneğin, mobil telefonlar sektördeki doğal tekel olgusunu ters yüz etti. Mobil telefon sektöründeki 3 işletmeci hem kendi aralarında hem de sabit hat işletmecisi Türk Telekom ile rekabet etmektedir. Süperonline nüfus yoğunluğu yüksek bölgelerde fiber kablo döşeyerek fiber internet ve sesli görüşme hizmeti vermekte ve Türk Telekom ile her iki alanda da rekabet etmektedir.
Rekabet Hukukunun Sözlü Tarihi (Aslında Ne Oldu) Toplantısı
3 Haziran Cuma Günü Rekabet Kurulu Üyesi Mehmet Akif Ersin’in Emekliliği dolayısıyla Banka ve Ticaret Hukuku Enstitüsü’nde “17. Yılında, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun Sözlü Tarihi” temalı bir konferans yapıldı. Konuşmacılar 1970’li yıllardan beri rekabet kanununun çıkarılması ve uygulanması aşamasında yaşananları samimi bir üslupla ve doyurucu biçimde açıkladılar. Bir kısmını birinci elden, bir kısmını dolaylı olarak bildiğim ve önemli bir kısmını da ilk defa duyduğum bu bilgilerden şahsen ben çok faydalandım. Kaçıranlar adına da üzüldüm. Resmi gazetede yayımlanan mevzuat, atamalar ve kararlar, her dediği doğru olan ama her doğruyu söylemeyen faaliyet raporları ve esasa pek girmeyen yargı kararları üzerinden rekabet hukuku ve kurumu hakkında derinlemesine bir değerlendirme yapmak yanıltıcı oluyor. Konferans konuşmacılarının rekabet hukuku uygulamaları konusunda yaptıkları açıklamalar; rekabet mevzuatının önünde arkasında, yanında yakınında “aslında ne oldu”yu daha iyi anlamama yardımcı oldu. Bu nedenle konferansı organize edenlere çok teşekkür ediyorum.
Bankacılık Sisteminde Rekabet ve İstikrar İkilemi
Piyasalarda artan rekabetin kaynak dağılımında ve üretimde etkinliği artıracağı ve yeniliği özendireceği genellikle kabul gören bir görüştür. Ancak, söz bankacılık sistemine geldiğinde artan rekabetin sektörde istikrarsızlığı tetikleyeceğinden korkulmaktadır. Bu görüşe Türk bankacıları da katılmaktadır. Karşı görüş ise sistemde gelişen rekabet nedeniyle artan etkinliğin, bankaların ödeme gücünü ve dolayısıyla sistemde istikrarı geliştireceğini savunmaktadır. Ampirik çalışmalarda teorik olarak kuvvetli biçimde savunulan bu iki farklı görüşe ilişkin baskın bir kanıt sağlanamamaktadır. Çalışmanın yapıldığı bölgeye, ülkeye ve zamana göre iki görüşü de destekleyen farklı sayısal sonuçlar elde edilmektedir.
Akademik alanda 2000'li yılların bu popüler tartışma konusu aynı zamanda benim de doktora tezimin konusunu oluşturdu. Tez çalışmamda 1990-2003 arasında Türk bankacılık sisteminde rekabet ve istikrar(sızlık) arasındaki ilişkinin yönünü ve boyutunu inceledim, ancak net bir bulgu elde edemedim.
Akademik alanda 2000'li yılların bu popüler tartışma konusu aynı zamanda benim de doktora tezimin konusunu oluşturdu. Tez çalışmamda 1990-2003 arasında Türk bankacılık sisteminde rekabet ve istikrar(sızlık) arasındaki ilişkinin yönünü ve boyutunu inceledim, ancak net bir bulgu elde edemedim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)