YİD Modeli ile Yaptırılacak Üçüncü Havalimanı İhalesinden Sonra Rekabet Kurulu’ndan Görüş ve/veya Ön İzin Alınması Gerekli midir?

     İstanbul’a yapılacak üçüncü havalimanı projesi kuruluş yeri seçimi, zamanlaması, Atatürk Havalimanının geleceği gibi konuların yanısıra rekabet politikası ve hukuku açısından da bir başka tartışmayı tetikledi.
      Bazı uzmanlar İstanbul'a yapılacak üçüncü havalimanı özelleştirmesinde (muhtemelen diğer kamu özel işbirliği projelerinde de) rekabet hukukunun şart koştuğu prosedürler yerine getirilmezse ihalenin Danıştay'a götürülebileceği uyarısında bulunarak “Danıştay'ın Çeşme Limanı özelleştirmesi örneğinde olduğu gibi -üçüncü havalimanı projesinde- Rekabet Kurulu'ndan görüş alınmaması durumunda ihaleyi iptal etmesinin mümkün olacağını” ileri sürüyorlar.    
      Bu açıklamadan sonra başlıktaki soruyu sormak gerekiyor. Gerçekten üçüncü havalimanı ihalesinden sonra Rekabet Kurumu’ndan görüş ve/veya ön izin alınması gerekli midir? Açıklamalarım biraz uzun olabilir ama cevabım çok kısa ve net: HAYIR.

60 Ülkede En Yüksek/Düşük Akaryakıt Fiyatları: Birincilikte Rekoru Norveç’e Kaptırdık!

Bloomberg haber ajansı 60 ülkede süper benzin fiyatlaını açıkladı. Bloomberg benzin fiyatlarını 1 galon üzerinden veriyor. Anlatım kolaylığı açısından, verileri ülkemizde kullanılan ölçü birimi olan litreye çevirdim (1 galon= 3,8 litre).

Bloomberg iki tür veri yayımlıyor. Birincisi 1 litre süper benzinin ABD doları cinsinden fiyatını gösteriyor.

İkinci veri ise ülkeler arasındaki gelir farklılıklarını gözeterek, 1 litre süper benzin fiyatının (SBF) ülkede çalışanların günlük gelirleri (GG) içerisindeki payını açıklıyor. Diğer bir deyişle bir günlük gelirin yüzde kaçı ile 1 litre benzin alınabildiği hakkında bilgi veriyor.

Metro İnşaatı Nedeniyle Ankara'da Yollar Kapanacak

      Basında da ayrıntılı biçimde yer aldığı üzere Ulaştırma Bakanlığı'nın Büyükşehir Belediyesi'nden devraldığı metro çalışmaları nedeniyle, Ankara'nın iki ana arteri yaz tatili -4 ay- boyunca trafiğe kapatılacak.
      Metro inşaatı nedeniyle 10.06.2012 tarihinden itibaren 4 ay trafiğe kapatılacak yol ve alternatif güzergah haritalarını aşağıda paylaşıyorum (haritaları büyütmek için üzerini tıklayınız)

Üçüncü Köprü’nün Proje Değeri ve Yatırımın Geri Dönüş Süresi

      Ankara-İstanbul Boğazı’na inşa edilecek 3’üncü köprünün yapımını da içeren Kuzey Marmara Otoyolu Projesi’nin Odayeri-Paşaköy Kesimi’nin ihalesi sonuçlandı.
      İhaleyi kazanan firma yatırım süresi dâhil (36 ay) ihaleyi 10 yıl 2 ay 20 günlük süre vererek kazandı. Proje kapsamında üçüncü köprü ile birlikte 35 kilometrelik bağlantı yolu ve OdayeriPaşaköy arası 60 kilometre uzunluğunda otoyol inşa edilecek. Basında yer alan haberlere göre yatırımın yaklaşık maliyetinin 2,5 milyar ABD doları olması bekleniyor.
      Bir köşe yazısında ihalenin sonucu şu şekilde yorumlandı: “ortaklar köprüyü yaklaşık 7 yıl işleterek hem maliyeti çıkaracaklar, hem de para kazanacaklar. Bunun için her gün köprünün ve otoyolun yaklaşık 1 milyon dolar getirisinin olması gerekir. Ne denebilir? Allah yardım etsin!”
      Yazar haksız sayılmaz. Ancak, bilinmesi gerekir ki başka bir yardıma ihtiyaç kalmaksızın, devletimiz projeye yardım elini baştan beri uzatmış durumdadır.

Doğal kaynakların tamamen özelleştirilmesi rasyonel midir?

      Bu yazıyı Habertürk gazetesinde yayımlanan bir köşe yazısı üzerine yazmaya karar verdim. Köşe yazısının özünde doğal kaynakların tamamen özelleştirilmesi, bunun için de Anayasa’nın “tabiî servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır, bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir” (m. 168) hükmünün kaldırılması önerilmektedir.
      Yazıda öneriye karşı çıkanlar “kafasını kuma sokanlar” ve “sosyalist mantıklılar” olarak nitelendirilmektedir.
      Yazarın bu konudaki daha önceki yazısından haberim yoktu. Dolayısıyla yazının doğrudan muhatabı ben değilim.  Ancak, konunun sadece iktisadını tartışmak adına topa yine de girmek farz oldu. Hayaldi gerçek oldu; iktisadı piyasa ekonomisi kanalından okumaya/anlamaya çalışan bir araştırmacı olarak kaderimde özelleştirme önermelerinin doğal kaynaklara kadar geleceğini görmek ve bu önermelere karşı çıkmak da varmış.
      Yazıdaki hatalı ve eksik olduğuna inandığım değerlendirmelere gelmeden önce tarihin tozlu raflarında yerini alan bir gelişmeyi  paylaşmak istiyorum. Nobel ödüllü iktisatçı Milton Friedman eski doğu bloku ülkelerinin ekonomilerinin hızla büyümesi için başlarda üç kelimelik bir reçete önermişti: “özelleştir, özelleştir, özelleştir”. Frieadman yıllar sonra bu ülkelerdeki özelleştirme yağmalamalarını görünce, hatasından dönerek özelleştirmelerin anlamsız, esas olanın hukukun üstünlüğü ve iyi yönetişim olduğunu söyledi. Friedman olgun insandır, ne de olsa Nobel sorumluluğu taşıyor.
      Neyse biz konumuza dönelim, yazıda yer alan açıklamalara bakalım.